

PDF formatında görüntülemek için tıklayın
Ebru Şimşek'in iddialarının gerçek dışı olduğu,
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2006/26 Esas sayılı davada
Başsavcılığın verdiği BERAAT MÜTALAASI ve yine 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/7 No.lu ve 22.01.2007 tarihli BERAAT KARARI ile kesinlik kazanmıştır. Beraat kararında yer alan ifadeler şu şekildedir:
"Sanıkların savunmalarına, katılan Ebru Şimşek vekillerinin
beyanlarına, Ebru Şimşek ile ilgili izlenen CD görüntülerine, yine Ebru
Şimşek ile ilgili CD görüntüleri üzerinde görüş beyan eden bilirkişi
Nevzat Tarhan'ın beyanına, inşaat mühendisi bilirkişi Çağlar Göksu'nun
Ebru Şimşek'in görüntülerinin alındığı evle ilgili beyanına, EBRU ŞİMŞEK'İN İLİŞKİLERİ konusunda beyanda bulunan savunma tanıkları Özgür Aydemir, Mehmet Ali
Yıldırım, Tacettin İnce, Yavuz Coşkun, İbrahim Özcan, Ecevit Şahin'in
anlatımlarına göre; sanıklar (..) hakkında TEHDİT İLE MENFAAT
SAĞLAMAK (ŞANTAJ) SUÇUNDAN AÇILAN DAVADA ATILI SUÇUN SÜBUT BULMADIĞI
(SABİT OLMADIĞI) ANLAŞILMAKLA (...) SANIKLARIN BERAATİNE KARAR
VERİLMESİ GEREKTİĞİ SONUCUNA VARILMIŞTIR."
BAV MENSUPLARI, -SAYIN ADNAN OKTAR DA DAHİL OLMAK ÜZERE-
İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN KARARIYLA ÇETE İFTİRASINDAN DA AKLANMIŞLARDIR
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/26 E. -
07/7 K. no.lu ve 22.01.2007 tarihli gerekçeli kararı, BAV camiası
mensuplarını çete iddialarından aklamıştır. Bu iddianın mesnetsiz
olduğunu belgeleyen kanıtları sayan mahkeme, BAV Davası'nda çete
suçunun da bulunmadığını şu ifadelerle kayda geçmiştir:
"Sanıkların
savunmalarına, savunma tanıklarının ve bilirkişilerin beyanlarına ve
2004/337 esas sayılı dosyada dinlenen müşteki ve tanıkların yargılama
sırasındaki beyanlarına ve yukarıda deliller bölümünde tek tek
gösterilen delillere göre sanıkların cürüm işlemek için teşekkül
oluşturdukları, bu örgütte yönetici ya da üye oldukları konusunda atılı
(...) SUÇLARIN SABİT OLMADIĞI SONUÇ VE KANISINA VARILARAK, sanıkların
bu suçtan da BERAATLERİNE..."
Diğer
taraftan Ebru Şimşek'in eski avukatı Ercüment Yaltır, 2002 yılında,
İstanbul C. Başsavcılığına BAV mensupları aleyhinde, 313. madde (cürüm
işlemek için teşekkül oluşturma) çerçevesinde suç duyurusunda
bulunmuştur. Başsavcılık suçun oluşmadığını tespit ederek TAKİPSİZLİK KARARI vermiştir.
Bu karar, itiraz üzerine, Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da
tasdik edilmiştir. O tarihten bugüne Ercüment Yaltır ve arkadaşlarının
başvuruları dolayısıyla çeşitli savcılıklarca tam 7 kere
soruşturulmuştur. Bu soruşturmaların tamamında takipsizlik kararları
verilmiş ve bu kararlar Ağır Ceza Mahkemelerince de tasdik olunmuştur.
(İstanbul C.Başsavcılığı'nın 18.10.2005 tarih ve 05/27549 Hz. -
05/12003 K. Sayılı takipsizlik kararı, İstanbul C.Savcılığı'nın
31.12.2002 tarih ve 02/60013 Hz. - 02/18838 K. sayılı takipsizlik
kararı ile bu karar hakkındaki itirazın reddine ilişkin Beyoğlu 3.Ağır
Ceza Mahkemesi'nin 28.04.2003 tarih ve 03/458 Müt. sayılı itirazın
reddi kararı, İstanbul C.Savcılığı'nın 30.06.2003 tarih ve 02/39606 Hz.
- 03/8860 K. sayılı takipsizlik kararı ile bu karar hakkındaki itirazın
reddine ilişkin Beyoğlu 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.10.2003 tarih ve
03/333 Müt. sayılı itirazın reddi kararı, Bağcılar C.Savcılığı'nın
15.10.2003 tarih ve 02/21669 Hz. - 03/6120 K. sayılı takipsizlik
kararı ile bu karar hakkındaki itirazın reddine ilişkin Eyüp 2.Ağır
Ceza Mahkemesi'nin 02.01.2004 tarih ve 03/894 D.İş. sayılı itirazın
reddi kararı, Üsküdar C. Başsavcılığı'nın 01.07.2004 tarih ve 04/7693
Hz. - 04/4749 K. sayılı takipsizlik kararı ile bu karar hakkındaki
itirazın reddine ilişkin Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2004
tarih ve 04/437 Müt. sayılı itirazın reddi kararı. İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı'nın 27.03.2006 tarih ve 05/51724 Hz. -06/2432 K. sayılı
takipsizlik kararı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/51725 Hz.
sayılı takipsizlik kararı)
Ağır Ceza Mahkemeleri kararlarıyla
onaylanan bu takipsizlik kararları, BAV Davasında yargılananlarının ne
eski TCK'nın 313. maddesinde belirtilen ne de yeni yasanın 220.
maddesinde belirtilen suçları işlemediklerinin kesin kanıtlarıdır.
1.
DELİL: Davada toplanan deliller, davanın en önemli tanığı olarak
gösterilen Ebru Şimşek'in gerçekleri gizlediğini, çarpıttığını ve BAV
mensuplarına iftirada bulunduğunu belgelemiştir. Bu nedenle, Ebru Şimşek aleyhinde başta İstanbul C. Başsavcılığı olmak üzere çeşitli savcılıklarca
(İstanbul C. Savcılığı tarafından 03/7250 Hz., Tuzla Savcılığı
tarafından 02/2660 Hz., Kadıköy Savcılığı tarafından 02/22957 Hz.,
Kadıköy Savcılığı tarafından 02/15293 Hz., Kadıköy Savcılığı tarafından
03/1096 Hz., Büyükçekmece Savcılığı tarafından 02/7488 Hz., İstanbul
Savcılığı tarafından 03/17120, İstanbul Savcılığı tarafından 03/53596
Hz. Sayılı soruşturmalar neticesinde) İFTİRA SUÇUNDAN açılmış ve halen devam eden 8 AYRI CEZA DAVASI bulunmaktadır.
2. DELİL: Resmi bilirkişi raporu, Ebru Şimşek'in iddialarının asılsız olduğunu ispatlamıştır. Ebru
Şimşek, mahkemede, 1994 yılında Kanal 6 Televizyonu'nda yayınlanan
görüntülerinin BAV mensuplarından birinin İstinye'deki evinde
çekildiğini öne sürmüş ve bu evi polise de göstermiştir. Ne
var ki, Ebru Şimşek'in görüntülerindeki gerçek ev ile iftira ettiği
(İstinye'deki) evin MİMARİ SİSTEMLERİ TAMAMEN FARKLIDIR. Ebru
Şimşek'in 10 seneden beri yargıdan, basından, kamuoyundan gizlediği
gerçek evin tüm duvarlarında kolon ve kirişler vardır. Oysa, iftira
ettiği İstinye'deki evin duvarları ve tavanları düzdür, hiçbir kolon
veya kiriş bulunmamaktadır. Görüntüdeki ev ile
gösterdiği ev apayrı binalardır. Nitekim İstanbul 2. Ağır Ceza
Mahkemesi'nin 2004/337 E. sayılı dosyasında görevlendirdiği İnşaat
Yüksek Mühendisi bilirkişi Çağlar Göksu tarafından hazırlanan
18.10.2004 tarihli rapor, EBRU ŞİMŞEK'İN GÖRÜNTÜLERİNDEKİ EVİN
İSTİNYE'DEKİ EV OLMADIĞINI, dolayısıyla olayın BAV mensupları ile
hiçbir ilgisinin bulunmadığını tartışmasız biçimde ortaya çıkarmıştır.
3. DELİL: Deliller toplandığında, Ebru Şimşek'in tehdit ve şantaj iddialarının da gerçekdışı olduğu kesinleşmiştir. Bu
konuda bilirkişi incelemesi yapan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi
Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı, Ebru Şimşek'in görüntülerini
incelemiş ve bu kişinin "silahla tehdit edildim", "bana uyuşturucu hap
verildi", "görüntülerde bana zorla hayat kadını rolü yaptırıldı" gibi iddialarının gerçekdışı olduğunu 21.10.2005 tarih ve 2005/127765 sayılı raporuyla tespit etmiştir.
4. DELİL: Malum görüntüler 1994 yılında yayınlandığında, Ebru Şimşek'e, "bunu BAV Camiası mensuplarının üzerine atalım" aklını veren Filiz Karataş isimli kişi, tanık olarak 09.12.2004
tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/337 E. sayılı
dosyasında mahkeme önünde her şeyi itiraf etmiştir. O dönem, Ebru Şimşek'le aynı evi paylaşan Filiz Karataş, Ebru
Şimşek'in görüntülerindeki olayla BAV Camiası mensuplarının hiçbir
ilgilerinin bulunmadığını, BU HAYALİ İDDİAYI BİRLİKTE UYDURDUKLARINI açıklamıştır.
5. DELİL: Ebru Şimşek'in BAV davasına konu olan hayali iddiaları, daha
önce de (Ebru Şimşek'in bu asılsız iddiayı ilk olarak ortaya attığı
1994 yılında başlayan soruşturma kapsamında) Cumhuriyet Savcılıkları
tarafından araştırılmış, yapılan tahkikat sonunda bu İDDİALARIN MESNETSİZ VE GERÇEKDIŞI OLDUĞU anlaşılmıştır. İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı, Ebru Şimşek'in aynı iddiaları hakkında (1999
yılında) İstanbul C. Savcılığı tarafından 12.08.1999 tarih ve 96/9848
Hz – 99/8409 K. sayılı TAKİPSİZLİK KARARI vermiştir. Bu takipsizlik kararı da kesinleşmiştir.
6. DELİL: BAV davasında şikayetini sürdüren diğer kişi olan Fatih Altaylı'nın "sanıklar bana hakaret içeren fakslar gönderdiler" iddiasının gerçekdışı olduğu, Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 96/381 E. – 98/508 K sayı ve 12.06.98 tarihli kesinleşmiş kararı, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01/261 E. - 02/335 K. Sayı ve 22.05.2202 tarihli kesinleşmiş kararı ve İstanbul Üniversitesi'nin söz konusu dosyaya sunduğu 28.01.2002 tarihli bilirkişi raporuyla anlaşılmıştır.
7. DELİL: DYP Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar ile DYP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Celal Adan, deliller toplandıktan sonra, bu davada yargılanan kişilerin kendilerine karşı hukuka
aykırı bir davranışlarının bulunmadığına KESİN KANAATLERİNİN GELDİĞİNİ
ifade ederek 02.11.2004 ve 24.02.2005 tarihlerinde şikayetlerini geri
çekmişlerdir.
8. DELİL:
İddianamede isimleri bulunan diğer kişilerin tümü, 1999 operasyonunda
gözaltına alınan hanımların anne ve babalarıdır. Bu kişiler, "eğer şikayetçi olmazsanız kızınızı bir daha göremezsiniz" diyerek korkutulup şikayetçi olmaya zorlanmışlardır. Evlatlarına kavuştuklarında ise, savcılığa ve mahkemeye başvurarak, kimseden şikayetlerinin bulunmadığını açıkça ifade etmişlerdir.
9. DELİL: İddianamede şantaj iddialarının sözde delili olarak gösterilen ve tutanaklarda "gizli kamera" olarak isimlendirilen eşyaların, SIRADAN BAHÇE KAMERALARI olduğu (Boğaziçi
Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Avni Morgül tarafından hazırlanan 15/01/2002 tarihli
bilirkişi raporu başta olmak üzere) çeşitli üniversitelerin bilirkişi
raporlarıyla ortaya çıkmıştır.
10. DELİL: Hayal
mahsulü şantaj iddialarının hiçbir delili ya da dayanağı yoktur. Bu tür
iddiaların sözde kanıtı olarak basın mensuplarına teşhir edilen ve "şantaj kaseti" olarak gösterilmeye çalışılan CD'lerin, SIRADAN BELGESEL FİLMLER olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca basında kendilerine şantaj
yapıldığı iddia edilen isimler, hem şantaj iddialarını hem de
görüntülerinin çekildiği iddialarını her aşamada reddetmişlerdir.
11. DELİL: İddianamede sözde suç delili olarak zikredilen ve yasadışı bir eşya havası vermek için tutanaklarda "disket silici" olarak isimlendirilen elektronik eşyanın, her
bilgisayarda kullanılan ve bilgisayara disket takmaya yarayan SIRADAN
DİSKET SÜRÜCÜSÜ olduğu İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından görevlendirilen, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Foto Film Şubede
görevli bilirkişiler Ruşen Öztoprak ve Mustafa Çamlıbel'in 09.10.2006
tarihinde 06/26 E. sayılı dosyada yaptıkları tespitle ortaya çıkmıştır.
12. DELİL: İddianameye dayanak yapılan sahte emniyet ifadelerinin ve emniyet tutanaklarının yasadışı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sahte tutanakları düzenleyen emniyet görevlileri İçişleri Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu'nun 10.12.2004 tarih ve 2004/73 Karar sayılı
kararlarıyla İŞKENCE SUÇUNDAN MESLEKTEN İHRAÇ EDİLMİŞLER,
bazıları işkence, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından
hüküm giyerek cezaevine girmiştir. (İstanbul 1. Ağır Ceza
Mahkemesi'nin 03/60 E. – 03/446 K. Sayılı kararı, Fatih 2. Asliye Ceza
Mahkemesi'nin 05/2121 E. – 06/278 K. Sayılı kararı) Bu görevliler
hakkında işkence ve fena muamele suçlarından çok sayıda dava da devam
etmektedir (İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 05/273 E. Sayılı, İstanbul
6. Ağır Ceza Mahkemesi 06/80 E. Sayılı, Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesi
04/1295 E. Sayılı, Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesi 05/73 E. Sayılı,
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 05/122 E. Sayılı, İstanbul 2. Ağır Ceza
Mahkemesi 05/249 E. sayılı, Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesi 05/526 E.
Sayılı, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi 04/393 E. Sayılı davalar)
13. DELİL: İddianamede "Maddi Sömürü Düzeni" başlığı altında ortaya atılan iddiaların da tamamen asılsız ve hayal mahsulü olduğu ortaya çıkmıştır. Haksız çıkar iddialarının sözde delili gibi gösterilmeye çalışılan bir takım gayrı menkul satışlarının ya
hiç gerçekleşmediği, ya da bunları satanların gelirlerini kendilerinin
kullandığı bizzat ilgilisi durumundaki tanıkların beyanlarıyla tespit
edilmiştir.
14. DELİL: Maliye Bakanlığı'nın denetim birimi olan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bu davada yargılanan BAV mensuplarının tümünün mal varlıklarını, şirketlerini, gelirlerini incelemiş, hiçbir
suç unsuruna rastlamamış, bu gerçeği belgelendiren 28.06.2000 tarih ve
B.07.0.MSK.0.02-MVA-19 sayılı, 27.07.2000 tarih ve
GKR-2000-22-173/Müt-2 sayılı, 16.07.2001 tarih ve GKR-2001-22-173/Müt-1
sayılı 3 AYRI RAPORU dosyaya sunmuştur. Nitekim İstanbul 2.
Ağır Ceza Mahkemesi, gözaltına alınan kişilerden zaptedilen tüm
eşyaları, paraları, araçları, gayrı menkulleri sahiplerine iade etmiştir.
15. DELİL: BAV Davası iddianamesinde yer alan suçlamalar çeşitli savcılıklarda defalarca takipsizlik almıştır. Savcılıklar tarafından söz konusu iddialar incelenerek verilmiş olan bu TAKİPSİZLİK KARARLARI, Ağır Ceza Mahkemelerince verilen onama kararlarıyla KESİNLEŞMİŞTİR.
16. DELİL: Bu davada yargılanan kişilerin, güya Fulya Vanioğlu isimli
bir kişiye kitap tercümesi yaptırdıkları ve ücret ödemedikleri iddia
edilmiştir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 04/337 E. Sayılı
davada 24.09.2004 tarihinde tanık olarak dinlenen Fulya Vanioğlu, KİMSENİN KENDİSİNİN EMEĞİNİ SÖMÜRMEDİĞİNİ, iddianın tamamen asılsız olduğunu açıkça anlatmıştır.
17. DELİL: Dava dosyasına "sanıkların telefon görüşmeleri" diye aktarılan tutanakların hiçbirinin davada yargılanan kişilere ait olmadığı, sanıklarla uzaktan yakından alakası bulunmayan, kim olduğu belli olmayan kişilerin oluşturduğu suni konuşmalar olduğu ve hepsinden öte bu tutanakların yasadışı nitelik taşıdığı ortaya çıkmıştır. Nitekim mahkeme dosyalarında BU TARZ BİR BANT KAYDI YOKTUR.
18. DELİL: Sayın Adnan Oktar'ın Harun Yahya müstear adıyla kaleme aldığı eserleriyle ilgili İTHAMLARIN BİLİMDIŞI VE GERÇEKDIŞI OLDUĞU, İlahiyat Fakülteleri'nin (Prof.
Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar, Prof. Dr. M. Hayri
Kırbaşoğlu, Prof. Dr. Mevlüt Güngör, Prof. Dr. Saim Yeprem, Prof. Dr.
Salih Akdemir, Doç. Dr. Ömer Özsoy, Doç., Doç. Dr. İlhami Güler, Dr.
Mehmet Paçacı başta olmak üzere) öğretim görevlileri tarafından bu eserler hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarıyla belgelenmiştir.
19. DELİL: Davada yargılanan kişilerin Babuna Kampanyası kanalıyla
haksız gelir temin ettikleri şeklindeki iddianın gerçekdışı olduğu, BAV Camiası'nın bu kampanyayla ilgisinin bulunmadığı ve söz konusu kampanyada herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı 5 AYRI YARGI KARARIYLA (İstanbul C. Savcılığı'nın 99/60752 Hz – 00/3849 K sayı ve 07.04.2000
tarihli, İstanbul C. Savcılığı'nın 00/66717 Hz – 01/3331 K sayı ve
15.03.2001 tarihli, Fatih C. Savcılığının 99/15799 Hz – 00/1718 K sayı
ve 02.03.2000 tarihli takipsizlik kararları ve yine bu kararları onayan
Ağır Ceza Mahkemesi Müteferrik kararları) kesinlik kazanmıştır.
20. DELİL: Davada yargılanan kişilere ait şirketlerin tüm defterleri,
kazançları, gelirleri, hesapları en ince ayrıntısına kadar
incelenmiştir. Bu incelemelerin tümü usulsüz kazanç iddialarını çürüten resmi raporlara dönüşmüştür.
C. Sedat Altan
Bilim Araştırma Vakfı Davası hakkındaki bilgi, belge ve adli dökümanları
www.bav-savunma.org sitesinde bulabilirsiniz.
Ebru Şimşek'in iddialarının iftira mahiyetinde olduğunu ortaya koyan
adli belgelerin tümünü
www.ebrusimsekolayininperdearkasi.com adresinde bulabilirsiniz.
|